6-7 Eylül gibi...

28 Temmuz 2010

Hatay Dörtyol’da Kürtlere ait dükkanlar yağmalandı, linç girişimleri yaşandı. Yetkililer saldırganları koruyan açıklamalar yaptı. Yaşananlar 6-7 Eylül olaylarını akıllara getirdi.

Son aylardayeniden ölüm haberlerinin yoğunlaşması, Hükümetin Kürt sorununu güvenlik sorunu olarak ele alarak bölgede askeri operasyonları yoğunlaştırması ülkenin her yerinde gerilimlere neden oluyor. Halkın, aydınların barış çağrılarını görmezden gelen politikaları yüzünden özellikle batı kentlerinde Kürtlere yönelik saldırılar yoğunlaştı. Herhangi bir gerekçe nedeniyle bir anda sayıları binleri bulan kitleler Kürtlere ait dükkanlara saldırıp yağmalıyor, hatta siyasi parti bürolarını yakıyor.
Önceki gün Bursa’nın İnegöl ilçesinde gerçekleşen saldırının ardından Hatay’ın Dörtyol ilçesi benzer olaylara sahne oldu. Önceki akşam başlayan olaylar dün de devam etti.
4 polisin yaşamını yitirdiği Hatay’ın Dörtyol ilçesinde Emniyet Müdürlüğü önünde gerginlik yaşandı. Kalabalığın Emniyet Müdürlüğü’ne girmeye kalkışması ve uyarılara rağmen dağılmamaları üzerine destek için gelen ve bina çevresinde ağır makineli tüfeklerle önlem alan yüzden fazla asker, aynı anda havaya uyarı ateşi açtı. Ortalık bir anda silah sesleriyle yankılandı.
Bunun üzerine kalabalık geri adım atarken, askerler bu kez grubun üzerine yürüdü ve biber gazı sıkarak eylemcileri dağıttı. Ancak göstericiler bir süre sonra yeniden toplandı. İlçeye Adana ve Osmaniye’den de takviye ekipler gönderildi. Ancak olaylar sona ermedi.
BDP BİNASI YAKILDI
Gerginliğin arttığı Hatay’da 200 kişilik bir grup, bu kez Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Dörtyol ilçe binasını ateşe verdi. 5 katlı bir iş merkezinin en üst katında bulunan BDP ilçe binasına giren öfkeli grup, içerideki bazı eşyaları aşağı attı, balkonun demirlerine Türk bayrağı astıktan sonra, içeride kalan eşyaları da ateşe verdiler. Olay yerine polislerin gelmesiyle kaçan grup, tekbir getirip, slogan attı.
BAZI İŞYERLERİ ATEŞE VERİLDİ
BDP binasının yakılmasının ardından öfkeli kalabalık bu kez, kentteki, Kürtlerin işyerlerine saldırmaya başladı. Yaklaşık 50 işyerinin camları kırıldı, ateşe verildi. Polis ve askerlerin biber gazı sıkarak dağıtmaya çalıştığı gruptan bazı kişiler gözaltına alındı. Ancak, gözaltıları engellemek isteyen göstericiler, polislere de taşla saldırdı, yakılan işyerlerini söndürmeye çalışan itfaiye ekiplerini de, “Bırakın yansın. Biz yandık, onlar da yansın” diyerek taşladı. Çerkez Kızı mevkiinde ise Kürtlere silahlı saldırı düzenlendiği iddia edildi. Saldırıda Yunus Hanas ile ismi öğrenilemeyen bir kişi yaralandı.
Yaşananları gazetemize anlatan görgü tanıkları Adana, Mersin ve çevre ilçelerden Dörtyol’a otobüslerle gelen binlerce kişilik saldırgan grubun kendilerine gösterilen Kürtlere ait işyerlerini yağmaladıklarını belirttiler. Saldırılarda Batmanlı bir vatandaşın lokantası basılarak lokantasının camları kırıldı ve yağmalandı. Saldırıda lokantanın sahibi de darp edilerek lokantanın sahibine dükkanına zorla Türk bayrağı astırıldı. Kürtlere ait birçok kahvehane ve işyeri de yaşanan saldırılardan nasibini aldı.
BDP binasının yakıldığı Dörtyol’da Emek Partisi ilçe binasına da saldırı düzenlendi, saldırıda parti binasının camları kırıldı. İlçe Başkanı Bekir Soylu, saldırıların Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Mezbahane Mahallesi’nde yoğunlaştığını söyledi.
SALDIRILAR DÜN DE DEVAM ETTİ
Olaylar dün de devam etti. Önceki akşam yakılan ve tahrip edilen Kürtlere ait işyerlerine, 2-3 bin kişilik bir grubun yeniden saldırdığı belirtildi. Dörtyol merkeze bağlı Numune Evler Mahallesi ve çarşı içinde toplanan 2-3 bin kişilik bir grubun, gece tahrip edilen işyerlerine yeniden girerek tahrip etmeye başladığı ve slogan attıkları bildirildi.
BDP Dörtyol İlçe Başkanı Halil Baybaris, Dörtyol’da bulunan tüm Kürtleri, bir yere topladıklarını ve olası bir saldırıdan uzak tutmaya çalıştıklarını söyledi. Baybaris, Kürt halkını sakinleştirdiklerini ve bir arada tutmaya çalıştıklarını ifade etti.
EMNİYETTE ÖLÜM İDDİASI
Bu arada, bir işlem için karakola giden bir vatandaşın “şüpheli” gerekçesiyle öldürüldüğü iddia edildi. Konuya ilişkin bilgi veren BDP Erzin İlçe Başkanı Hüseyin Ür, “Kaymakam beyle görüştüm. Bana ‘Bir vatandaş karakola gitmiş ve karakoldakiler terörist sanarak taramış’ dedi” şeklinde konuştu.
KÜRTLER ENDİŞELİ
Saldırılara ve yağmayla ilgili açıklama yapan BDP Dörtyol İlçe Başkanı Halil Baybaris, defalarca Emniyet Müdürlüğü’nü aradığını ve yetkililerin kendisine dönmediğini ifade ederek, “Bizi korumakla olan polis ise, telefonlarımıza cevap vermiyor. Şu an burada bulunan hiç bir Kürt’ün can güvenliği yok. Hepimiz kaygılıyız” diye konuştu.
DİHA MUHABİRİNE ÖLÜM TEHDİDİ
Olayları izlemek amacıyla Dörtyol’a giden DİHA Muhabiri Murat Altunöz, sabah saatlerinde Dörtyol girişinde polis kontrol noktasında durdurularak “can güvenliği” olmadığı gerekçesiyle ilçeye alınmadı. Bir saat sonra farklı bir yoldan ilçeye giden Altunöz, ilçe merkezinde kendilerini sivil polis olarak tanıtan 2 kişinin kimlik kontrolüne tabi tutuldu. Kimlik kontrolünden 10 dakika sonra yanına gelen 12 yaşında küçük bir çocuk, Altunöz’e “Öldürüleceksin” yazılı bir not verdi.
BDP’DEN İNEGÖL VE HATAY’A HEYET
BDP genel merkezi, olayların çıktığı Bursa İnegöl ile Hatay’a heyet gönderme kararı aldı. BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, yaşananların kaygı verici olduğunu belirterek “Türkiye artık temel sorunu olarak Kürt sorununu çözmek konusunda adım atmak zorunda. Ama ne yazık ki bunlar yapılmamıştır. Çatışmalar devam ettikçe bu etnik çatışmaya götürebilir. Siyasilerin sorumluluk alması gerekiyor. Operasyonların durması ve Kürt sorununun çözümünün tartışılması gerekiyor” dedi. (HABER MERKEZİ)
BARIŞIN ACİLİYETİNİN GÖSTERGESİ

BURSA’nın İnegöl ve Hatay’ın Dörtyol ilçelerinde yaşanan olayları değerlendiren aydınlar ve kitle örgütü temsilcileri yaşananların barışın aciliyetini bir kez daha gösterdiğini belirttiler. Aydınlar daha önce dikkat çektikleri “Cehennemden bir önceki duraktayız” uyarısını tekrarlarken, ırkçı linçlerin toplumsal hafızada kara bir leke olan 6-7 Eylül olaylarının yeniden yaşanma ihtimalini akıllara getirdiğine dikkat çekiyor.
‘BIÇAK SIRTI BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ’
Daha önce “Denenmeyen tek yol kaldı barış” başlığı ile bir açıklama yapan ve açıklamada tırmanan ırkçılığa dikkat çekmek için “Cehennemden bir önceki duraktayız” diye uyaran aydın ve sanatçılar ise yetkililerin duyarsızlığı nedeniyle ‘‘Cehenneme hızla yaklaşıyoruz’’ diyor. Bursa’da ve Hatay’da Kürtlere dönük gelişen linç girişimlerinin kendisine daha önce İstanbul’da yaşayan öncelikle Rum olmak üzere azınlıklara yönelik tahrip ve yağma hareketi olarak bilinen 6-7 Eylül olaylarını hatırlattığını belirten Yazar-Şair Sennur Sezer, bıçak sırtında bir dönemden geçildiğini ve bu tür saldırıların önüne geçebilmek için barıştan yana olan herkesin üzerine düşen görevi yapması gerektiğini söyledi.
Olayların ardından Bursa Valisi Sahabettin Harput’un yaptığı ‘vatandaş hassasiyeti’ açıklamaları değerlendiren Yazar Ertuğrul Kürkçü linç girişimin sistematik bir kışkırtma olduğunu belirtti. Kürkçü ayrıca linç girişimlerinde medyanın Kürtlere dönük kullandığı nefret söylemlerinin de etkili olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Gençay Gürsoy is aydınlarla birlikte geçtiğimiz haftalarda başlattıkları ‘Denenmeyen tek yol kaldı barış’ kampanyasında dile getirdikleri ‘Cehennemden önceki son duraktayız’ tespitinin ne kadar haklı olduğunu gösterdiğini söyledi. Gürsoy; “Siyasi aktörlerin vahim durum karşısında olayların temelinde inen yaklaşımları değil geçiştirici, örtbas edici sözleri endişeleri artırıyor. Ne yazık ki bu olaylar ülkedeki geniş etnik çatışmaların ön işaretleridir. Başta hükümet olmak üzere bütün siyasi aktörlerin bu vahim tablonun önlenmesi için olanaklarını seferber etmeleri gerekir” dedi.
Özellikle Kürtlerin azınlıkta yaşadığı batı metropollerinde bu tür linç girişimleri yaşanacağı kaygısını daha önce de ifade ettiklerini belirten Yönetmen Alper Özcan, olayların arkasında çok ciddi bir kışkırtma olduğunu ve bazı kurumlar tarafından özel olarak örgütlendiğini ifade etti. Alper; “Özellikle yetkililerin, medyanın ırkçı söylemleri herkes açısından özellikle örgütlü insanlar açısından son derece kaygı vericidir” şeklinde konuştu.
MÜSAMAHAKARLIK DÜŞÜNDÜRÜCÜ
KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, yaşanan olayların son derece kaygı verici olduğunu belirterek, “Basit bir toplumsal olayda dahi kuvvet kullanan, gazla, suyla kitleleri dağıtan polisin müsamahakar tutumu düşündürücüdür. Valinin provokasyon vurgusu olayların vahametini göstermektedir” dedi. İnegöl’de yaşananların bir benzerinin Dörtyol’da da yaşandığına dikkat çeken Şimşek, Hükümetin ‘ “demokratik açılım” adı altında Kürt sorununun çözümü yönündeki yarattığı beklentinin boşa çıkmasının, çatışma ve gerilim ortamına geri dönülmüş olmasının bu zemini oluşturduğunu ifade etti. Şimşek, “Hiç kimse halkımıza kan ve gözyaşından başka bir şey vaat etmeyen ırkçı-şoven politikalardan medet ummamalıdır” dedi.
İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Serdar Harp de “Kürt Sorunu’nun barışçıl ve demokratik yollardan çözülememesi, içinden çıkılamaz bir şiddet sarmalı ortaya çıkarmıştır” dedi. “Birbiri ardına yaşanan saldırı ve çatışmaların, ölüm ve gözyaşı getirdiği gibi, Türk ve Kürt halkları arasındaki kardeşlik duygularını da körelttiği” uyarısı yapan Harp, Bursa’nın İnegöl ve Hatay’ın Dörtyol ilçelerinde yaşananların, şiddetin giderek kontrolden çıktığını ve kitleselleştiğini gösterdiğine dikkat çekti.
Batı bölgelerinde Kürtlerin taraf olduğu herhangi bir anlaşmazlığın, kısa bir anda kitlesel bir linç girişimine dönüşmesinin kaygı verici olduğuna vurgu yapan Harp, “Kürt yurttaşlarımızın can ve mal güvenliklerine yönelen saldırıları kınıyor, hükümeti ve yerel yöneticileri bu konularda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz” dedi. Kardeş halklar arasındaki bir arada yaşam iradesinin, kör bir şiddet duygusuyla boğulmasına, yeni 6-7 Eylül olaylarının, yeni Maraş katliamlarının, yeni toplumsal trajedilerin yaşanmasına izin vermeyeceklerini belirten Harp, herkesi “ortak geleceğimizin korunması için sağduyulu ve vicdanlı olmaya” çağırdı. (HABER MERKEZİ)
HATAY VALİLİĞİ: İNFİAL ANLAYIŞLA KARŞILANMAKTADIR

HATAY Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, Dörtyol’da polise saldıranlardan yakalananlar olduğu iddialarını doğrulamadı. Hatay Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada bazı basın yayın organlarında yer alan yanlış haberler üzerine yeniden bir açıklama yapma gereği duyulduğu belirtildi. Hatay Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, “Vatandaşlarımızda oluşmuş bulunan infial anlayışla karşılanmaktadır. Ancak, birlik beraberliğe en çok ihtiyacımız olduğu bu anda sağduyulu davranılması, güçlü bir dayanışma sergilenmesi ve bu dayanışmanın sürekliliği büyük önem arz etmektedir” denildi.
Açıklamada, Kapalı kasa kamyonetten uzun namlulu silahlarla Dörtyol İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne ateş açıldığı şeklinde çıkan haberlerin doğruyu yansıtmadığı bildirildi
İÇİŞLERİ BAKANI TALİMAT VERDİ!
İçişleri Bakanı Beşir Atalay ise, Hatay’ın Dörtyol ilçesinde yaşamını yitiren 4 polis için Adana’da düzenlenen törende yaptığı konuşmada, ilçede halka yönelik saldırılara değinmedi. Atalay, “Çevre illerimizin valileri burada, bölge komutanlarımızın hepsi burada, emniyet burada... Bu Amanosları temizleyin diyorum. Ne yaparsanız yapın” talimatını verdi.
DÖRTYOLLULAR NE DİYOR?

MARKET sahibi Hasan Dere, iş yerine yapılan saldırının son olması dileğinde bulunarak, “Bizler kardeş toplumlarız. Bu gemi batarsa hep beraber batarız. Benim dükkanımı yıkmışlar, ellerine ne geçmiş? Umarım bir daha olmaz” dedi. Büyük dedesinin askerde görev sırasında şehit olduğunu söyleyen Dere, “Bu toprakları hep beraber kazanmışız. Hep beraber mücadele vermişiz. Beraber doğmuşuz. Bu olaylar yaşanmamalıydı” diye konuştu.
Kahvehanesi zarar gören, masa ve sandalyeleri tamamen kırılan Osman Baybars ise hükümetin ırkçı bir yaklaşıma sahip politikası sonucunda bu saldırıların yaşandığını söyledi.
Kuyumcu dükkanının camları kırılan Reşit Kaya, yıllardır bu topraklarda Kürt-Türk olarak beraber yaşadıklarını, böyle bir olay karşısında çok şaşırdıklarını söyledi. Esnaflardan Ahmet Kazmacı, “Biz yıllardır burada Kürt halkıyla birlikte yaşıyoruz. Dün gece yaşananlar sadece belli bir kesimin yaptığı olaylardır” dedi. Dörtyol Kuyumcu Esnaflarından Ufuk Aydın, derin bir üzüntü içinde olduklarını söyledi. Aydın, “Bu olayları Dörtyol halkına mal etmiyoruz. Üç beş provokatörün yaptığı bir iştir. Biz bu konuda hemfikiriz. Yıllardır ilçe halkı huzur ve güven içinde birlikte yaşıyor” dedi. (HATAY)