'İktidarı ‘askeri bürokrasi’ ile paylaşmaktan hoşnut musunuz?..'
06 Şubat 2010
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi "Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon" tarafından düzenlenen 'Cumartesi Oturma Eylemleri'nin 254'üncüsü İstanbul, Galatasaray Meydanı'nda gerçekleşti. Ellerinde gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları ve kırmızı karanfillerle oturma eylemi yapan kayıp yakınları; "Gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan kayıp insanlarla dolu bir coğrafyada olmak bize acı veriyor. Belgelerle de sabitlenen birçok kayıp dosyalarında adı geçen faillerin hala yargılanmaması içimizi daha da acıtıyor. Şimdi de insanlık suçu işleyen askerlerin yine insanlarımızın kaybedilmesinden sorumlu tutuğumuz askerler tarafından yargılanmasının önü açıldı. AİHM Türkiye’yi kayıp davalarından mahkum ederken, kayıplarımızın sorumlularını yargılamayan bir mahkemeye nasıl güvenilebilir?" dedi. "Cumartesi Anneleri"'nin bu haftaki eyleminde "Failleri aramayın, onlar zaten görev başında" serzenişi ile konuşmasına başlayan, İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri şunları söyeldi:
"Sivil mahkemeler evrensel hukuka uygun adalet dağıtamazken, askeri hiyerarşi içindeki mahkemeler nasıl adaleti sağlayabilir?
Jitem’in varlığını inkar eden Genelkurmay’ın mahkemeleri, Jitem mensuplarını nasıl yargılayabilir?
Failleri aramayın! Failler sokaklarda, yanıbaşımızda, devlet kademelerinde görev yapanlardır.
Failleri aramayın! Failler, işkencecileri, katilleri yargılamayarak yaptıklarına göz yumup, onları koruyanlardır. Failleri aramayın! Failler kayıplarımızın dosyalarını rafa kaldıranlar, kayıp yakınlarını makamlarından kovup, dilekçelerini yüzlerine fırlatanlardır. .
Bizler, biliyoruz ki insanlığa karşı işlenen suçlar açıkça “savaş suçu”dur.
"ERGENEKON DAVASI KAPSAMINA ALINSIN"
1993-1994 yılları arasında gözaltında kaybedilen İhsan Aslan, Hasan Baykara, Kemal Mübariz, Mehmet Gurri Özer, İbrahim Adak, Halil Gürel ve Ali Karagöz’ün dosyalarının Ergenekon davası kapsamını alınmasını istiyoruz.
1993 yılının Aralık ayında Cizre’nin Cudi mahallesine askerler ve korucular tarafından baskın düzenlendi. Sabah 08.00’de İhsan Aslan’ın evine giden Kamil Atağ’ın kardeşi Kukel Atağ ve berberindeki askerler onu gözaltına aldılar. Ellerini kemerle bağlayıp, karısına dipçikle vurdular. İhsan’ı Kukel Atağ’ın evine götürdüler. Karısı Şevkiye Aslan, Kukel Atağ’ın evine gitti. Kukel Atak “ bir daha buraya gelme, elimizi kana bulama” diyerek onu ölümle tehdit etti. Ardından Kamil Atağ’ın evine gidip kocasının bırakılmasını istedi. “bir suçu varsa devlet hesabını sorsun” dedi. Kamil Atağ “ devlet de kim oluyor” dedi. Ve İhsan’ın geleceğini söylediler. İhsan bir daha geri gelmedi.
Operasyonlar hep devam etti. İhsan Aslan, İbrahim Adak ve M.Gurri Özer’in ardından, Hasan Baykara, Kemal Mübariz ve Halil Gürel’de gözaltına alındılar.. Ve bir daha kendilerinden haber alınamadı.
Binzet ise itiraflarında; “İhsan Aslan nezarethanedeyken, Selim Hoca olarak bildiğim bir astsubay ile Yavuz isimli Jitem grup lideri ve rütbesini bilmediğim kişiler tarafından sorgulandı. Daha sonra nezarethaneden alınarak Kuştepe köyünde bir sığınağa götürüldü. “Ben ve arkadaşlarım dışarıda beklerken, içerden bir el silah sesi geldi. Abdulhakim Güven, Adem Yakın ve Selim isimli astsubay dışarı çıktılar. Daha sonra Kamil abim İhsan Aslan’ı Kukel abimin sığınaktaki nezarethanesine götürdü. Benim daha sonra duyduğum kadarıyla İhsan ASLAN aslında PKK militanı değilmiş eşi öyleymiş ama töre gereğince kadın öldürülmeyeceği için İhsan öldürüldü…”
Cizre’de muhasebecilik yapan 1952 doğumlu Mehmet Gurri Özer ile inşaat işi yapan İbrahim Adak, asker ve korucular tarafından gözaltına alınarak ilçe jandarmaya götürüldüler. Ve kendilerinden bir daha haber alınamadı.
Cemal Temizöz davasında 'Tükenmez Kalem' kod adlı tanık, itirafında “Cemal Temizöz’ün talimatıyla Yavuz Üzman, Tuna Üzman, Hıdır Altuğ ile Adem Yakın; İbrahim Adak’ı, Cizre suyu kenarında çalıştığı inşaat alanında, muhasebecilik yapan yapan M.Gurri Özer’i de ilçe merkezinden aldık. Geldiğimiz araçlara bindirerek Silopi yolundan. İnci köyüne yakın yol kenarında bulunan bir dere yatağına geldik İbrahim Adak ve Mehmet Gurri Özer’i araçtan indirdik. Hıdır Altuğ elindeki kalaşnikof marka silahıyla 2–3 adımlık mesafeden ateş edip öldürdü. Her iki cesedi orada bıraktık. Sonra hep birlikte araca binerek İlçe Jandarma komutanlığına geldik. Bu tip hadiselerde zaten götürülen kişinin infaz edileceğini herkes bilirdi, o sırada kimin infaz ettiği önemli değil…”.
Ali Karagöz, 1993 yılında Albay Cemal Temizöz’ün emriyle köy korucusu olan Kamil Atağ ve kardeşleri tarafından yatağından kaldırılıp götürüldü. Eşi Ayşe Karagöz, kocasını bulmak için her yola başvurdu. Bir sonuç alamadı. Onu ölümle tehdit ettiler. Dilekçesini ortadan kaldırdılar. “Eşini savunursan sen de ölürsün” dediler. Ayşe Karagöz diğer kayıp yakınları gibi 17 yıldır adalet arayışını sürdürüyor
Yıllardır gözaltında kaybedilen insanlarımızın nerede oldukları konusunda her türlü bilgiyi inkar eden yetkililere sesleniyoruz!
Resmi ağızlardan gelen itiraflar sizi ele veriyor. Artık yalanlarınızın arkasına gizlenemeyeceksiniz!
BAŞBAKAN'A SORULAR
Başbakan’a sesleniyoruz;
Siz Başbakansınız. İktidarı ‘askeri bürokrasi’ ile paylaşmaktan hoşnut musunuz? Onlarla uzlaşmak yerine, müdahaleci askeri bürokratlarınızı ne zaman görevden alacaksınız? Bu kadar belge, bilgi varken, kayıplarımızın faillerine ne zaman dokunacaksınız?
Karar uygulayıcılarını, karar vericilerini hepsinin yargılanması iradesini ne zaman göstereceksiniz!
Kayıp yakınlarını makamından kovan, dilekçelerini işleme koymayıp, suratlarına fırlatan hakim, savcı, asker, polis ve sorumluluğu bulunan bütün yetkililerin yargılanması iradesini ne zaman göstereceksiniz!
Bizler evlatlarımızın, eşlerimizin, yakınlarımızın kanını pazarlık konusu etmenize izin vermeyeceğiz
Evrensel hukukun kabul edeceği adalet yerini buluncaya kadar sessiz çığlığımızı yükselteceğiz..."
MÜJGAN ARPAT'IN SERGİSİNE TOPLU ZİYARET
Oturma eyleminin ardından, kayıp yakınları ve İHD 'Gözaltında Kayıplara karşı komisyon' üyeleri, belgesel fotoğrafçı Müjgan Arpat’ın Tophane, 'Tütün Deposu'ndaki "KARŞI-LAŞMALAR: Fırat’ın Öte Yanında" temalı fotoğraf sergisini topluca ziyaret etti.






